| |||||||||||||||||||||
|
| |||||||||||||||||||||
Özel Arama
ZİYARETÇİ TRAFİĞİ
|
KADININ İNSAN HAKLARI
...820 kişi oy kullanacaktı, bunların yarısından çoğu kadınlardı. O köyde tarihte şimdiye kadar hiçbir kadın sandık başına gidip oy kullanmamış... Medine SAMUK, Mardin Nusaybin ÇATOM Sorumlusu 22 Temmuz seçimlerinde çok güzel bir olay oldu. Biz 3 ÇATOM görevlisi bir köyde görev aldık. 820 kişi oy kullanacaktı, bunların yarısından çoğu kadınlardı. O köyde tarihte şimdiye kadar hiçbir kadın sandık başına gidip oy kullanmamış. Sandık başkanları olarak biz buna tepki gösterdik. Erkekler �Biz her zaman eşlerimizin oy pusulalarını getirir onların yerine de kullanırız. Böylece 2 saatte işiniz de biter.� dediler. Biz bunu kabul etmeyeceğimizi kadınların da mutlaka gelip oy kullanmaları gerektiğini söyledik. Erkekler kendileri de kullanmayacaklarını söylediler ve saat 10�a kadar kullanmadılar. Baktılar kararlıyız. Tek tek eşlerini getirmeye başladılar. İnanın kadınlar bizi orda görünce çok mutlu oldular. �İyi ettiniz hoca� dediler. Kadınların o sevinçlerinde sizde orda olmalıydınız. Çoğunun okuma yazması yoktu. İşimiz bittikten sonra onlara kendimizi tanıtıp ÇATOM�u anlattığımızda inanın buradaki kadınlara çok özeniyorlardı. Neden bizim köyde de böyle bir yer açılmıyor diyorlardı. Yani kısacası biz ÇATOM olarak orda da kadınlarımıza sahip çıktık. Hür iradelerini kullanmalarını sağlamanın ve sandığa gelmelerinin büyük sevinciyle işimizi bitirdik. Şükran Altun, Batman Petrolkent Mahallesi ÇATOM Sorumlusu Batman Çarşı Mahallesinde yaşayan ve kocası tarafından şiddete maruz kalan bir kadın artık intiharı bile düşünmekteydi. ÇATOM�u bilen biri durumu bize bildirildi. Bunun üzerine kadının evine gittik ve gördük ki durumu çok kötü ve kadında depresyon belirtileri başlamış. Kadının herhangi bir geliri olmadığı gibi 4 aylık kirayı ödeyemediğinden dolayı ev sahibi tarafından evden çıkartılmak isteniyor. İlk önce kendisine bir aylık kuru gıda yardımı yaptık. Dernek olarak kiranın ödenmesi için yardım kampanyası başlattık. Daha sonra SYDV�ye başvuru yaparak bir yardım dosyası açtık. Vakıf tarafından kira yardımı yapılacak. İntiharın eşiğine gelen kadın artık rahatlamaya başladı ve kendini tam toparladığı zaman ona gündelikçi olarak çalışması için destek olacağız. ÇATOM Derneği ÇATOM Derneği tarafından Petrolkent Mahallesinde yardıma muhtaç ve dört çocuğu olan bir kadın ziyaret edildi. Kocası tarafından terk edilmiş ve hiçbir sosyal güvencesi olmayan bu kadın dört çocuğuyla birlikte tek odalı bir evde yaşamaktadır. Onun adına önce SYDV�de bir fakirlik dosyası açıldı. Bu aileye bir ev yapabilmek için, Bozooğulları tuğla fabrikasından 1750 tuğla, TPAO Bölge Müdürlüğü�nden tahta, çimento, demir, Valilik SYDV�den de 1000 YTL işçilik parası, 1 ton demir, 200 torba çimento temin edildi. Diğer eksik malzemeler tamamlanırsa kadın için bir ev yapılacaktır. Hülya AKGÜL, Mardin Ömerli ÇATOM Sorumlusu 17 Ocakta bu yılın ilk Hukuk Eğitimi�nde Ailenin Korunması, Aile İçi Şiddet, Boşanma ve Nafaka konuları anlatılmıştır. Eğitime 60 kadın katılmıştır. Eşi tarafından terk edilen ve boşanma davası açmak isteyen 3 kadına da Avukat Mehmet AYANOĞLU tarafından izlemeleri gereken yol hakkında bilgiler verilmiştir. Ayrıca 5 yıl önce evlenip İstanbul�a yerleşmiş, fakat evlendiği kişinin imam nikahıyla başka bir kadınla evli olduğunu öğrenince babasının evine geri dönmüş ve iki yıl önce ÇATOM da hukuk eğitimine katılan İlknur, Avukat Mehmet AYANOĞLU�nun yol göstermesi sonucunda eşine dava açmıştır. Eşinden 7.000 YTL tazminat 225 YTL nafaka almaya hak kazanmıştır. İlknur�un avukatı olmadan ÇATOM�da aldığı hukuk eğitimiyle bu mücadelesini ve böyle sonuçlandırmasını herkes hayranlıkla dinlemiştir. FELEK, Şırnak İdil ÇATOM Katılımcısı Merhaba ben Felek, bu sayfanın benim için ayrılmasını özellikle istedim. Size biraz içimi dökmek, biraz da benim durumumu yaşayanlar adına başımdan geçenleri paylaşmak istedim. Hayatım boyunca okul sıralarına hep hasret kaldım, ailem okumama asla ikna olmadı. 18 yaşında ailemin isteği üzerine görücü usulüyle evlendim. Bu evliliğinden bir kız çocuğu dünyaya getirdim. Eşim bana sürekli şiddet uyguluyordu. Kızım için katlanmak zorundaydım. Bir gün yine beni döverek evden kovdu. Buna inat kendimi eğitmeye karar verdim. 2003-2004 yılları arasında ÇATOM�da açılan okuma-yazma kursuna katıldım. Bunu duyan eşim beni tekrar eve aldı. Gitmek istemesem bile buna mecburdum ailem bile bana bakmaya pek gönüllü değildi. ÇATOM�da aldığım bilgiler sayesinde kendime güvenim biraz da olsa artmıştı. Ama kısa sürdü. Eşim eğitimli ve bilinçli bir kadın olmamdan yana değildi. Çünkü artık ona cevap verebiliyor, haksızlık ve hakaretlerine göz yummuyordum. Bütün bunlar bir kenara eşimin amca kızını sevdiğini duydum ve daha sonra eşim beni beğenmediğini kendine layık görmediğini ve yakıştırmadığını söyleyerek tekrar evden kovdu. Resmi nikahım olmadığından dolayı boşaması çok kolay oldu. Uğruna her şeye göz yumduğum kızımı da benden aldı. Bir gün karşı mahalleden düğün sesleri duyuluyordu. Kimin düğünü diye sormaya gerek kalmadan eşimin amcasının kızıyla evlenip iç güvey gittiğini duydum. Bir kez daha yıkıldım. Bunlarda yetmezmiş gibi ailem de üstüme gelmeye başladı ve beni bir kez daha ölüme yolladılar tekrar evlendirdiler. Hiç tanımadığım biriyle. Bir kadın olarak ayakta kalmanın özellikle Güneydoğu Anadolu gibi bir bölgede ne kadar zor olduğunu bir kez daha anladım ve kaderime göz yaşlarımla sitem ettim. Kendi kendime hep bunu sordum acaba bütün bunları hak edecek ne yaptım ben. Tek dileğim bu durumu düşmanım bile yaşamasın. Saygılarımla, FELEK. Emine AYDIN, Mardin Kızıltepe ÇATOM Katılımcısı Yolda yürürken bir bayan sordu bana, "ÇATOM nerede, yerini biliyor musunuz?" diye şaşırdım karşısında, ÇATOM�da nedir, neresidir? Nerden bilirdim ÇATOM�un kaderim olacağını. Bir gün babam işten gelirken Anneme "Hanım, kızlara bir şeyler öğrenebilecekleri sadece kızların gittiği bir yer buldum", annem de "iyi de neresi? dedi. Babam, "ÇATOM" dedi. Bu benim ikinci duyuşum. Hayret ettim birincisi babamın bizleri bir yere göndermek istemesi, ikincisi ÇATOM kelimesini tekrar duymak. ÇATOM'a iki ablamla beraber kayıt olduk. ÇATOM, Çok Amaçlı Toplum Merkeziymiş. ÇATOM�a ilk gittiğimde Merkezin Sorumlusu Leyla Hanıma sordum, o söyledi. ÇATOM benim için bir fırsattı okuyup Avukat olmak istiyordum. Bir davayı su yüzüne çıkarmak, masum olan insanları özellikle kadınları savunmak ve konuşmak kendilerini ifade edebilecek kadar konuşmak. Avukat olamadım ama ÇATOM�da bu çok sevdiğim mesleği kanunları, yasaları, hakkımı nasıl savunabileceğimi öğrenebilme fırsatını buldum. Bir avukat haftada bir kez gelip bize iki saatini ayırıyor. Medeni kanunu, evlenmeyi, boşanmayı, aile içi şiddeti, mal rejimini yani kadınlarla ilgili her şeyi ondan öğreniyoruz. Ben ve arkadaşlarım sanki Hukuk Fakültesi�nde ders görüyormuşum gibi geliyor bana. Gözlerimi her kapattığımda bunu hissediyorum. Kızıltepe ÇATOM�da geçen sene arkadaşlarım tarafından kurul üyesi seçildim ve ben ÇATOM�a daha çok bağlandım. ÇATOM vesilesiyle Deniz Fenerine üye oldum. Gönüllü çalışmak, insanlarla bire bir iletişim kurmak, muhtaç olan bir insana yardımcı olmak ne kadar gurur vericidir. Bunu ÇATOM�a gittikten sonra öğrendim. Her geçen gün kendime daha çok güveniyorum. Sağlık eğitimi dersinde ebeye veya doktora kafamıza takılan soruları rahatça sorabiliyoruz. Bu yaşa kadar yaşamak zorunda kaldığımız bazı kurallardan kurtulmuş olduk. Artık neyin nasıl olduğunu öğrendim.Eve geldiğimde evli ablamlara "hayır bu böyle değildir, bu yanlıştır" diyebiliyorum. Rahatça konuşabilmemizin etkenlerden bir tanesi de ÇATOM sorumlusu Leyla Onur Yanar�dır. Ve sevgili hocamız Nuran AKDAĞ. Bu çatıda bizlere bu rahatı, bu güveni vermeseydiler biz de böyle kendimizi iyi ifade edebilen, esprili rahat bir söyleşi yapamazdık. ÇATOM da emeği geçen herkese sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. ÇATOM iyi ki varsın,iyi ki benimlesin. Ayşe YÜKSEK, Mardin Ömerli ÇATOM Katılımcısı Ben Ayşe Yüksek. ÇATOM�da makine nakışları kursuna iki yıldır devam ediyorum. İlkokul mezunuyum. Ben iki yıldır ÇATOM�da yaşadığım ve gözlemlediğim başarıları sizlerle paylaşmak istiyorum. Hayatın kimseye kolay gülmediği ve özellikle kızların okutulmadığı, umutların yitirildiği böyle bir yerde ÇATOM herkese umut ışığı olmaya çalışıyor. Sadece erkeklerin özgürce dolaşabildiği bu yerde her alanda yaptığı çalışmalarla ÇATOM bütün kadın ve genç kızların sorunlarına tercüman oldu. Okuma yazma eğitimi, bilgisayar kursu, sağlik eğitimi gelir getirici kurslarıyla beraber sosyal anlamda bir çok faaliyet sayesinde kadın ve genç kızlarımız kendilerine olan özgüvenlerini ÇATOM sayesinde kazanmış oldular. Bizlere bayan olduğumuzu daha doğrusu insan olduğumuzu hatırlatan ÇATOM sadece açtıkları kurslarla değil okumayı isteyip imkanı olmayan kızlarımıza umut ışığı olarak temin ettikleri burslarla okumalarını sağlıyor. Sadece ÇATOM�da kurslara katılan bizlere değil taşımalı eğitimle köylerden okuma uğrunu ilçeye gelen kız öğrencilerine kendi imkanları ve ilçedeki hayırsever esnafla yaklaşık olarak 40 öğrencinin yemek ve yemek yiyebilecekleri mekanı sağladı. Eskiden bu öğrenciler öğlen arasını okul bahçesinde aç ve soğukta üşüyerek geçirirlerdi. Şimdi hem karınları doyuyor hem de öğlen arasını sıcak bir mekanda geçiriyorlar. Böyle bir olaya önderlik eden ÇATOM�u diğer kurumlarda örnek alarak onlar da bu öğrencilere destek çıktılar. Bölgemiz kızlarına umut ışığı olan ÇATOM bizlere bu toplumda var olduğumuzu hissettirdi. Bütün bunlar bizler için büyük başarı ve ilçe için büyük gelişme. İYİ Kİ VARSIN ÇATOM. Dilek SINAVU, Mardin Evren ÇATOM Sorumlusu Fatma ÇELİK. 22 yaşında, kilim atölyesi katılımcısı. Ailesi onu amcasının oğluyla evlendirmeyi düşünüyor, Fatma�ya baskı uyguluyorlardı. Aslında Fatma�nın istediği akrabası olamayan bir başka kişiydi ve asla akraba evliliği yapmak istemiyordu. Ayrıca ablası da akraba evliliği yapmıştı ve çok mutsuzdu. Fatma bunları bizimle paylaştı. Fatma�nın ailesini ziyaret ederek ÇATOM olarak aileden olduğumuzu belirttik, aile bize Fatma�yı evlendireceklerini amcasının oğluna verilen bir sözlerinin olduğunu söyledi. Bizler de Fatma�nın fikrinin alınması gerektiğini anlattık. Aile vermiş olduğu yanlış kararın farkına vardı. Fatma yanlış bir evliliğin eşiğinden döndü. Fatma istediği kişiyle, doğru bir evlilik yaptı. Tuba Çalışkan, Gaziantep Yeşildere ÇATOM Sorumlusu Emine Türk. 1986 doğumlu. İlkokul birinci sınıfa başlamadan daha 13 yaşındayken rızası bile söz konusu değilken ailesinin zoruyla evlendirilmiş. Üstelik çocuğu bile var kendisinden kaçırılan, annesine hiç gösterilmeyen. Evet doğumdan sonra eşi tarafından terk edilmiş bu küçük anne. Emine şu an ailesiyle birlikte yaşıyor. ÇATOM açıldığı tarihten itibaren dönem dönem kurslara katılmaktaydı. İçine kapanık, arkadaşlarıyla iletişimi yok denecek kadar azdı. İlkokulu sadece 2. sınıfa kadar okuduğundan okuma yazması yoktu. Öyle ki kendi isminin baş harfini bile bilmiyordu. Bu dönem; öğretmeninin de teşvikiyle ve uğraşısıyla 1 aya yakın sürede alfabeyi çözdü. Artık kendi ismini ve ailesinin ismini ezbere yazıyor ve okuyor. Hikaye kitapları okumaya başladı. Şimdi çok mutlu. Leyla Onur Yanar, Kızıltepe ÇATOM Bu öykü sadece özlemin değil yüzlerce, binlerce özlemin trajik öyküsüdür. Özlem 16 yaşında hiç görmediği, hiç tanımadığı 30 yaşındaki bir adamla görücü usulu sadece imam nikahıyla evlendirilir. 17 yaşında anne olur ve Diyala isminde çok güzel bir kız çocuğu hayata getirir. Diyala o minnacık gözlerini açar dünyaya, annesiz geçirecek yıllarından ve kaderinden habersiz. Diyala daha 6 aylıkken annesinin kokusunu henüz hissetmişken Diyala'nın annesi olan Özlem�i baba ocağına gönderirler sebepsiz ve sualsiz. Özlem�in günahı neydi? Neydi bu kadar bir anneden evladını koparacak kadar ne günah işlemiş olabilirdi ki Özlem. Çocukluğu ve hayalleri, daha sonrada evladı elinden alınan Özlem�in hiçbir günahı yoktu. Bunu Özlem�e yaşatan sadece cehalletti. Güneydoğudaki bazı kadınlar gibi yaşadıklarına ve kaderine boyun eğen Özlem, daha kızının anne dediğini duymadan, ilk adımı attığını görmeden ve Diyala�nın o güzel yüzünü hiç görmeden hasret dolu 4 yıl geçirmiş baba evinde. Şu an Özlem 21 yaşında. Geçmişine lanet okuyan ama geleceğine kızı için, Diyala için sımsıkı sarılmış, kendisine özgüveni gelmiş, dimdik ayakta duran bir Özlem var karşımızda. "Ben evladımı istiyorum" diyen bir çığlık var. Bizler, Kızıltepe ÇATOM olarak bu çığlığa kulak verdik. Bu çığlığın sahibi olan Özlem�i yılın annesi olarak seçtik. Özlem evladının özlemiyle yanıp tutuşan, yüreğiyle hayata direnmeye çalışan bir anne. Dilerim Özlem, özlem yüreğinde değil sadece isminde kalsın. Huzurlarınızda yılın kadını, yılın en genç annesi Özlem Tek... BERDEL HİKAYESİ (BİR KADININ TRAJEDİSİ) AYNI ZAMANDA BİR KURTARIŞIN ÖYKÜSÜ (Mardin Saraçoğlu ÇATOM) Hepimizin bir hayat hikayesi vardır. İşte size adam gibi çocuk diye niteleyeceğimiz Doğan GÜMÜŞ�ün hayat hikayesi. Berdel (karşılıklı kız alıp verme) usulüyle evlendirilen Veysiye GÜMÜŞ (Doğan�nın annesi) tam olarak bilmese de 43 diyor yaşını. 17 yaşında, görücü usulü, berdel yöntemiyle evlendirilmiş. O "imam nikahlı" evlilik ile başlayan hikaye şimdi Mardin Teker Mahallesi, ara sokakların birinde, derme çatma bir evde sürüyor. Mardin'in Kızıltepe ilçesine bağlı Kocasırt köyünün 10 nüfuslu bir ailenin üç kızından biri olarak doğdu. Aşiret bağları ve dini kurallar çok hakimdi. O nedenle okula gönderilmedi. "Tam yaşımı bilmiyorum ama 17'yi geçmiştim, berdel usulü, Aziz ile evlendirildim. Aziz�in kızkardeşi Ayşe�de benim abim ile evlendirildi. Şu an benimle birlikte olan oğullarım Doğan ve Özgür�ün haricinde eski eşimde kalan ve yaşlarını bile hatırlayamadığım bir kızım ve bir oğlum daha var" diyor ve ekliyor "Abim evlendikten sonra vatani görevini yapmak üzere askere gittiği sırada eşi Ayşe�nin, babasının bulunduğu yer olan Kızıltepe�ye gitmesini ve askerlik dönüşüne kadar orda kalmasını istedi. Aslına bakarsanız Ayşe çok iyi bir insandı o da babasında kalmak istediğinden aralarında çıkan sorunlar yüzünde boşandılar. Onların boşanmaları bizim boşanmamıza zemin hazırladı: Çünkü töre bunu gerektiriyordu. Üç çocuk ile altı aylık hamile iken Şeyhmus beni boşadı. Yalnız ağabeylerimin resmi nikahları vardı, ben ise imam nikahlıydım, ağabeylerimin de bir kız çocukları bulunuyordu." Gelenekler hayatını karartmıştı Veysiye�nin ailesinin ona sahip çıkacağını umudu. Ancak bir hayal kırıklığı daha yaşıyordu ailesinden. Çünkü onlar Veysiye�nin çocuklarına kendi deyimi ile "piç" gözüyle bakıyorlardı ve çocuklarını öldürüp dereye atmasını söylüyorlardı bunu son çocuğu olan Özgür de denemiş ama ana yüreği buna müsaade etmemişti. Mardin Merkeze taşınarak hayatını orada yaşamaya karar verdi. O artık dul bir kadın ve yetim iki çocuk annesiydi hayatında çektikleri zorlukları o bizlere her anlattığında yüreğimiz burkuldu acıyla dinlemek zorunda kaldık. Onun bizlere anlatmış olduklarının belki de yüzde birini sizlerle paylaştık. Geride kalan açlık, sefalet ve yoksullukla geçen dönemi artık sizler tahmin edebilirsiniz. Biz arkadaşlarla Doğan�ın ve dolayısıyla ailesinin hayat hikayesini dinledikten sonra şu kanaate vardık. Yaşadıkları eve tabi buna ev denirse derme çatma aylık 35 milyon kira ödeyerek oturuyorlar. Anneleri evlere gündelikçi temizlikçi olarak çalışmaya gidiyor. Her gün kesintisiz olarak Mardin Belediyesinin Aşevinden çocuklarına yemek getiriyor. Bir televizyonları var halen siyah beyaz onu da temizliğine gittiği bir doktor eşi vermiş. Onun haricinde hani insanların çok kıymetli eşyaları olur ya onu nereye koyup muhafaza edeceklerini bilmezler ya işte onların da o paha biçilmez değeri bizim imkanlarımız ile Turkcell A.Ş de çalışan Nazan AKARÇAY adlı hayırsever den temin etmiş olduğumuz bisiklet onu nasıl özenle, itina ile korunduğunu görürseniz içiniz burkulur. Onun haricinde evlerinde üzerinde yatılabilecek bir yatakları bile yok. Sonuç olarak yine bizim kendi imkanlarımız ile Add medya grubunda çalışan Seher ERDOĞAN adlı şahıs tarafından Doğan'ın ailesine aylık 160 YTL. nakdi yardım, giyim, kırtasiye ve gıda yardımı yapılmaktadır. Kim bilir belki de Doğan Saraçoğlu ÇATOM�da açılmış olan Çocuk Okuma Odamıza gelmemiş olsaydı, belki de hayat ile olan mücadeleleri daha dramatik olabilirdi. Bu yardım Doğan ve ailesinin hayata bakış açısını değiştirdi. Veysiye GÜMÜŞ�ün hayat ile olan mücadelesinde yaşama azmi ve kurtuluşu oldu. KAYIP KADIN HAKLARI ARANIYOR - Şenay ELVERİR, ÇATOM Katılımcısı Üç beş yaşımdan beri itilip kakıldım. Önceleri itaat etmesini, sonra da sadık kalmayı öğrendim. On beş on altıda kendime geldim. Peki ama ben neden okula gitmiyorum? "Nerede görülmüş kızların okula gittiği? Evinde oturursun, yemektir, çamaşırdır oyalanırsın. Öyle birini münasip görürsek seni evlendiririz" dediler. On yedide evlendim, şehre gelin gittim. Yüzünü hiç görmediğim birine eş gittim. Hemen çoluk çocuğa karıştım. Gördüm, evet gördüm. Televizyonda gördüm, alışveriş yaparken gördüm, doktora giderken gördüm. Bir çok yerde çalışan, okuyan başarılı kadın, kız gördüm. Bize neden bunlar öğretilmedi? Göz yaşlarım siler mi geçmişimi, geri getirir mi çektiklerimi? Haykırış var içimde. Haykırsam duyar mı sesimi kimse? Yoksa "köylüdür, cahildir" diye gülüp geçerler mi acaba? Doğarken herkes saf bir bebektir, boş bir sayfa gibidir. İyi yazarsan iyi olur, kötü yazarsan kötü olur. Peki ama bunda suçlu kim? Suçlu annem mi, suçlu babam mı, yoksa eşim mi? Hayır sadece onlar değil, siz hepiniz suçlusunuz, evet suçlusunuz. Anlamadınız değil mi? Kadın bir köle değil, kadın bir yaratık değil, evlenip de aldığın bir hizmetçi değil. Çocuklarına ana, yar, eş olacak. Hani çok sevip de aldığın, "nazlı gülüm" dediğin. İkinci gün attığın tokat da bu sevginin tuzu biberi mi oldu? Yapmadığınızı bırakmadınız, kadındır kızdır elbet evine bakacak çalışacak dediniz, kar kış demeden tarlaya yolladınız. "Çocuk hasta" dedim, senin yavrun, sırtlatıp hastaneye gönderdiniz. Güzel süslü insanların yanında "Tanımam etmem, acıdım da getirdim" dediniz. Başımı önüme eğdirip gözyaşı döktürdünüz. Evet yeni uyandım, kırkımdan sonra da olsa uyandım. Babamın beş evladından biriyim, mirastan ben de hakkımı isterim. Kadınım ama, ben de evladıyım, okuma yazma öğrenmeyi isterim ben de, sevip sevilmeyi isterim. Nerede eşitlik, köşe bucak arar oldum. Milyonlarca sene evvel kaybolan kadın hakları, kadını kadın yapan kutsal kılıp yüce tutan KADIN HAKLARI ARANIYOR. Altun BURAK, 20 yaşında, Batman ÇATOM okuma yazma kursu katılımcısı Hep nakış işleyecek değiliz ya, daha değişik şeyler istiyoruz... İlkokul diploması alıp dışardan bitirmek istiyorum. İçimde yara oldu, diplomamın olmaması. Ailelerimiz bize gelecek sağlamadı, şimdi olgunlaştık ve kendi ayaklarımızın üstünde durmak istiyoruz, evlenip boşanırsak ortada kalacağız... Diploma olmayınca her kapı yüzümüze kapanıyor. Okumak isterdim, araştırmacı- köşe yazarı olmak isterdim, en doğru haberi yazmak isterdim. ÇATOM�un toplu bir yer olması ve kadınlarla ilgili olması hoşuma gidiyor. Kadınların ezilmesi kader olmasın diyorum. Kadınlar horlanmaktadır. İnsan kendini değiştirdiği takdirde karşısındakini de değiştirebilir. Güneydoğuda sadece erkek kadını ezmiyor, kadın da kadını eziyor. Bir yerde okumuşlarsa doktor ya da hemşire olmuşlarsa, bizi laflarıyla eziyorlar, kovmaktan beter ediyorlar. Beni ne hakla eziyorsun? Benim diplomam yok, ama kafam var!... Bu haber 250 defa okunmuştur.
|
ÜrünlerimizMilli Eğitim Bakanlığı |
|||||||||||||||||||
|
Sincar.net
Sincar Bilişim Teknoloji Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||||||||||||